SOĞUK YÜZLÜ DOST | |
... Hüznün, acının ve ölümün şairi Olmak isterim kendi neslime, hep vazgeçtim elimdekilerden Ben
bilmediğim şeyleri yazacak kadar cesaret sahibi değilim. Bildiklerim bana
yetmedi, Her
akşamüzeri güneş terk ederken, gün solgunu gece soğukluğu ile masamda ilk hüzün
otururdu gözleri melül, melül… Yanına
acı, başköşede ölüm biz hep dört kişiyiz geceleri, dört çılgın dönüşsüz yolun
sersemi. Ellerimiz,
kollarımız hep bağlı suskunuz hep suskun içimizden konuşuruz ağlaya, ağlaya Arada
hüzün konuşur geçer ya hu, ardına acı ekler bu acı geçer mi ya hu. Ölüm
konuşur; hayat denilen bir kervanın durak yolu, her şey geçti bu da geçer ya
hu… Gecelerin
yorgun şövalyeleri atlarını bırakmışlardı hanlara Kara
elbiseli kılıçları kınlarında bir hancının masasında Üç
şişe iksir söylediler hayalin tam ortasında Uyandı
bir çocuk uykudan, ölümün yoldaşı benim diyerek.a |
|
Okuma: 758, Tarih: 01 Şubat 2017 Çarşamba |